Logoyu Buraya Ekleyin
Skip Navigation Links
   
4. AVRASYA İSLÂM ŞÛRASI
Sayın Bosna-Hersek Meşihat Başkanı, Oturum Başkanı, Sayın Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı Yetkilileri, çok sevgili Avrasya coğrafyasından gelen müftüler, katılımcılar, hepinizi saygıyla ve sevgiyle selâmlıyorum.
Bugünkü oturumumuzun bize daha önceden gönderilen konusu, Avrasya coğrafyasında mevcut farklı din mensuplarının barış ve istikrar içerisinde bir arada yaşamalarının gerekliliği ve önemi.
Biz, bu salonu dolduran kişiler, aşağı yukarı hepimiz din adamlarıyız. Önümüzdeki topluluğa, cemaate konuşma yapacağımız zaman, seçtiğimiz bir konuya önce Kur'an-ı Kerim'den ayetler tespit eder, ardından sahabe-i kiram içtihatları, sözleri ve ondan sonra da tarih içinde olan geçmiş olayları, o günkü anlatmak istediğimiz konuya örnek teşkil etmesi için söyler ve konumuzu toplumumuza, anlatmak istediğimiz insanlara derli toplu anlatırız.
Bugünkü konuşmamızın konusu olan, bize verilen konuda da ilk baştan Kur'an-ı Kerim, Resulullah, sahabe-i kiram ve ardından tarihe bakmamız icap etmekte. Ama değerli Ortaylı Hocamız konuyu çok geniş tuttu. Ben kendime o kadar zaman tanımadığım için, çok gerilerden başlayacağım. Konumuzu kısa ve öz olarak anlatmaya çalışacağım. İstediklerimi inşallah, sizlere arzu ettiğim gibi anlatabilirim.
İslâmiyet, Resulullah (s.a.v.) dönemine baktığımız zaman, insanlara yaşanılması için ve bizzat da yaşanan bir din olarak insanlığa gönderilmiş, Cenab-ı Peygamber bunu yaşayarak bizlere göstermiştir. İslâmiyet'te diğer din mensuplarıyla bir arada yaşayabilmek için, İslâmiyet evvelâ bir gayrimüslim hanımla bir Müslüman erkeğin evlenmesine müsaade etmiştir. Bu büyük bir hoşgörü. Ardından, bir gayrimüslimin cenaze törenine, acı ve tatlı günlerine Müslüman olarak katılmamıza müsaade etmiş, hatta teşvik dahi etmiştir. Bu İslâmiyet'te, diğer insanlarla bir arada yaşamanın en güzel örneklerindendir.
Ben konuyu uzatmayacağım. Aynen şunun gibi: İnsan akşamleyin işinden evine döner, arabasından iner, arabasını kilitler, eve geldiği zaman bakar ki arabanın anahtarı yok. O kişi tekrar işyerine dönmez anahtarı aramak için. Evinden çıkar, arabaya kadar gider, o geldiği mesafede anahtarını arar. Aynen onun gibi, çok uzaklara gitmeyelim, Osmanlı'ya gidelim. Osmanlı'da en yakın 70 yıl gibi zaman önce Balkanlar'da Osmanlılar hükümrandı, Osmanlılar hakimdi ve Osmanlılar'dan bahsedelim.
Bugün, İstanbul'da Ortodoks Âlemi'nin ikumenik dedikleri bir patriği vardır. Bu patrik, Fatih Sultan Mehmet'in onlara tanıdığı bir imtiyazla orada kurulmuştur ve bugüne kadar devam etmiştir ve bugün Batı Trakya'da bize baskı yaptıkları zaman, Patrikhane var dediğimizde "Aaa Patrikhane İstanbul Fatihi Fatih Sultan Mehmet'in imtiyazıyla oradadır, ona cumhuriyet dokunamaz." denilmektedir. Bakınız Fatih Sultan Mehmet'in diğer din mensuplarına olan hoşgörüsüne ki Fatih Sultan Mehmet bizim İslâm tarihimizde çağ açan, çağ kapayan bir komutandır. Eğer aklım veya zekâm veya bilgim beni yanıltmıyorsa, Fatih Sultan Mehmet İstanbul'daki Fatih Camii'ni bir Rum ustaya yaptırır; fakat, Fatih'in hedefi Ayasofya'dan büyük bir cami yapmak veya yaptırmak. Usta ne hikmetse, İstanbul'daki Fatih Camii'nin sütunlarını biraz kısa keser. Boyu biraz alçak olur kubbenin ve Fatih ustayı cezalandırır. Olay o günkü kadıya varır ve kadı, Fatih Sultan Mehmet ile Rum ustayı karşılaştırır ve neticede Fatih Sultan Mehmet cezalandırılır. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet der ki: "O günkü kadıya, eğer ben padişahım diye bana imtiyaz yapsaydın, seni bu kılıçla öldürürdüm." O günkü kadı da, koltuğunun altından çıkardığı hançerle, "Eğer verdiğin hükme sen ben padişahım diye uymasaydın, seni bu hançerle vururdum." diyor. Bakınız İslâm'daki hoşgörüye. Bu bizim Osmanlı'da var olan bir hoşgörüdür değerli kardeşlerim.
Bu bakımdan, bugün İslâm Dini'ndeki hoşgörü sayesinde Osmanlı İmparatorluğu 600 yıl yaşamıştır. Biz, doğuda ve Balkanlar'daki kardeşlerimize, Yunanistan'da ve Anavatanımız Türkiye'de Demirperde ülkesi diyorduk; yani önlerinde demir bir perde vardı, biz onları göremiyorduk. Yumruk vardı, dipçik vardı, silah vardı, ordu vardı, asker vardı, güç vardı. Ama ne oldu; kocaman Rusya 70 yılın içinde darmadağın oldu. Bugün tozdan dumandan ferman okunmuyor. İşte Yugoslavya'nın hali. Ama o büyük Osmanlı 700 yıl yaşadı. Neden; İslâm'daki hoşgörü, adalet ve insanlara bakış açısından dolayı. Onun için bizim Osmanlı'yı çok iyi tanımamız lazım. Bugün bırakın diğer Müslüman kardeşlerimizi, biz Türk Müslümanları olarak Osmalı'yı çok iyi tanımıyoruz, bilmiyoruz. Onun için Avrasya coğrafyasında yaşayan Müslüman Türkler Osmanlı'yı öğrenmek mecburiyetindeyiz. Asya bizim kökümüz. Anadolu bizim gövdemiz. Balkanlar'da yaşayan bizler de bu gövdenin dallarıyız.
Birlik içinde olmamız lazım. Günümüzde birliğe daha fazla ihtiyacımız var. Sebebi de şu; Ben bundan birkaç yıl önce, bilgi çağı denildiği zaman pek bir şey anlamıyordum samimi olarak itiraf edeyim. Nedir bu bilgi çağı: Fakat bugün bilgi çağı denildiği zaman, şu gördüğümüz dünyanın dışında, tellerin arasında bir dünya var. Ona internet diyorlar ve iletişim çağı diyorlar. Yeni bir dünya var. Artık sınırların pek önemi yok. Artık gümrüklerin pek önemi yok. Eskiden ben Yunanistan'dan Türkiye'ye geçerken, Yunan gümrüğünde iken valizimi didik didik yapıyorlardı, hatta dostlarımın kartvizitlerinin dahi fotokopilerini alıyorlardı bir-iki yıl önce. Fakat artık bilgi çağı. Onların bizim kartvizitlerimizin dahi fotokopilerini almamalarına lüzum kalmadı. İnternet, faks vesaire ile artık istediğimizi istediğimiz yere, istediğimiz zamanda bir-iki dakika içinde gönderebiliyoruz. Onun için böyle bir dünyada yaşıyoruz.
Benim teklifim şu: Biz, Osmanlı'yı geri döndürmeliyiz; ama olduğu gibi değil, çağa göre tabiî mutlaka. Bizim bir üst kimliğimiz olması lazım, onun adı da Türklük olması lazım, Türkiye olması lazım. Buna Asya coğrafyasından gelen kardeşlerimiz alınmaması lazım. Biz Balkanlar buna hazırız. Çünkü biz her şeyi Osmanlı'dan aldık, Osmanlı'yı kabul ediyoruz, yüzde yüz kabul ediyoruz; ama Avrasya da kabul etmesi lazım. Merkez Anadolu, İstanbul Türkçesi olması lazım günümüzde. Çünkü bugün hakim kültür var. İngilizce bütün dünyaya hakim olmak istiyor. Amerika'nın teknolojide çok ileri gitmesi, İngiltere'nin bilgi birikiminin olması, bu milletler veya bu devletler, önümüzdeki bu yüzyılda dünyada tek bir İngilizce olmasını istiyor ve bunun için de biz, tarihte imparatorluk kurmuş bir millet, bir ümmet olarak Türkçe'yi eğer kendimize bir üst kültür olarak veyahut da üst kimlik olarak kabul edersek, tarihteki büyük yerimizi alacağımıza inanıyorum.
Belki heyecanlı konuşuyorum ama kusura bakmayın, ben bu toplantıların en kıdemlilerinden biri sayıyorum kendimi, dördüne de katıldım. Burada yaptığımız konuşmalar hep şu; Bizde cami yok, bizde mektep yok, bize kitap, bize şu bu... Bunları aşmamız lazım gibime geliyor. Evvela bilgi çağına insan yetiştirmemiz lazım ve düşünmemiz lazım, gelecekte kendimizi korumamız için ne yapmamız lazım? Bugün, Rusya'nın çizmesi altında, demirperdede, Müslüman Türkler Asya'da 70-80 sene kalmışlarsa, niçin kaldılar, niçin kaldık? Bundan sonra kalmamak için ne yapmamız lazım? Bunun için de benim görüşüme göre en doğrusu, 700 yıl adalet içinde birçok milleti, birçok din mensubunu bir arada yaşatan Osmanlı'yı içimizde özümsemeliyiz, anlamalıyız, tanımalıyız. Günün şartlarına göre bu bilgi çağında bunu tekrar ihya etmemiz lazım. Ki benim şahsî kanaatim, biz az önce bunu söylerken şunun için söyledim; Herkes, her şeyi Anadolu'dan istiyor, Diyanet'ten istiyor. Bize şunu yapın, bize bunu yapın. Mademki Ankara merkez, öyleyse gelin, üst kimlik olarak, üst kültür olarak kendimize Türkçe'yi seçelim değerli kardeşlerim. Eğer bunu yaparsak, bu 21. asırda medenî milletler arasında İslâm Milleti olarak yerimizi mutlaka alacağız.
Beni dinlediğiniz için hepinize çok çok teşekkür ederim.
                                                                                                   Gümülcine S. Müftüsü
                                                                                                                          İbrahim ŞERİF
Bu haber 1157 defa görüntülenmiştir.
[Geri Dön]
Skip Navigation Links
Şu an 51 kişi online